Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı’nın (BND) 1998-2005 arası başkanlığını yapan August Hanning, kuruma ait yaklaşık 2 bin gizli belgeyi edinip adı açıklanmayan bir ülkenin istihbarat yetkilileriyle temaslarında kullandığı iddiasıyla 6 Ekim’de tutuklandı. Soruşturma kapsamında Hanning ile eski Mossad şefi Danny Yatom arasındaki temaslar da gün yüzüne çıktı.
Savcılığın tespitine göre söz konusu gizli belgeler arasında üst düzey Alman yetkililer için hazırlanan kurum içi bilgilendirme notları da bulunuyor. Bu belgelerin eski BND çalışanı Manfred D.’den temin edildiği belirlendi.
Dosya, Almanya’nın istihbarat altyapısının resmi görevlerini ve kişisel çevrelerini özel çıkarları için kullanan kişilere karşı ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Berlin makamları belgelerin hangi ülkeye iletildiğini açıklamazken, The Cradle’ın temin ettiği e-postalar Hanning ile eski Mossad Direktörü Yatom arasındaki ilişkiyi ortaya koydu.
Yazışmalara göre Hanning, 2018 yılında Yatom’a “üst düzey Alman yetkililerden ve istihbarat kurumlarından adaya dair genel bir değerlendirme” sağlayabileceğini ifade etti ve söz konusu raporu 13 Temmuz’a kadar 10 bin avro karşılığında hazırlamayı teklif etti.
E-posta metninde adayın kim olduğu belirtilmezken, yazışmalar temasların niteliğine işaret ediyor.
Temaslar yıllara yayıldı
İkili arasındaki ilişki sonraki yıllarda da devam etti. Yatom, 2021’de Hanning’den Almanya’nın Eylül 2021 federal seçimlerindeki üst düzey adaylarla görüşme ayarlamasını istedi.
Eski Mossad şefi, kurduğu “siyasi kampanya şirketi” CIY Global’in yeteneklerini adaylara tanıtmayı amaçladığını iletti. Aynı mesajda bir siber güvenlik şirketine ilişkin materyaller göndereceğinden de söz etti.
Hanning’in Alman istihbarat ve siyaset çevrelerindeki nüfuzu ile Yatom’un siyasi etki ve siber güvenlik alanındaki ticari yapıları bu süreçte kesişti. Yatom’la bağlantılı siber güvenlik firması World Health Energy Holdings’in danışma tarafında Hanning’in de yer aldığı kaydediliyor.
İsrail’in eski istihbarat personelinin deneyimini ticari faaliyete dönüştürerek gözetim, siber istihbarat ve siyasi nüfuz alanında küresel bir pazar oluşturduğu biliniyor.
Avrupa’da benzer soruşturmalar
Bu yapıların etkisi Avrupa genelindeki soruşturmalarda da görüldü. Polonyalı savcılar 12 Ekim’de, Pegasus casus yazılımıyla toplanan verilerin yurt dışına gönderildiğini ve İsrailli NSO Group’un sisteme teknik erişimini koruduğunu açıkladı. Polonya’da önceki hükümet döneminde muhaliflerin hedef alındığı bu durum, altyapı erişiminin yarattığı riskleri ortaya koydu.
İspanya’daki 2022 CatalanGate soruşturmasında aralarında siyasetçi ve avukatların bulunduğu en az 65 kişinin Pegasus veya Candiru yazılımlarıyla hedef alındığı saptandı. Citizen Lab araştırmacıları, kampanyanın İspanyol makamlarıyla bağlantılı olduğuna işaret eden bulgular paylaştı.
Yunanistan’daki dinleme skandalında ise gazeteci Thanasis Koukakis ile Avrupa Parlamentosu üyesi Nikos Androulakis’in, eski İsrail istihbarat görevlisi Tal Dilian tarafından kurulan Intellexa bağlantılı Predator yazılımıyla izlendiği kaydedildi.
Hanning vakasındaki bulgular 2 bin belgenin nihai varış noktasını henüz kesinleştirmiyor. Ancak Alman müfettişlere, İsrail istihbaratıyla ilişkili çıkarların bu süreçte rol oynayıp oynamadığını araştırmak için somut bir zemin sağlıyor.
