Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde semt pazarını ziyaret eden Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, esnaf ve yurttaşlarla görüşerek güncel enflasyon oranları ile açlık ve yoksulluk sınırının alım gücü üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Tanrıkulu, resmi ve bağımsız veriler arasındaki farkın halkın geçim sıkıntısını derinleştirdiğini vurguladı.
Enflasyon Oranları ve Yaşam Maliyeti
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, pazar tezgâhlarını gezerek hem satıcıların hem de alışverişe gelen vatandaşların taleplerini dinledi. Saha gözlemleri doğrultusunda ekonomik göstergeleri değerlendiren Tanrıkulu, resmi kurumlar ile bağımsız araştırma gruplarının verilerini kıyasladı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan yıllık %29,73’lük enflasyon oranı ile Bağımsız Araştırma Grubu (ENAG) tarafından %46,61 olarak duyurulan oran arasındaki farka vurgu yaptı.
Hane halkının karşılaştığı temel harcama tutarlarını ele alan milletvekili, gelir düzeyinin mevcut yaşam maliyetlerinin gerisinde kaldığını kaydetti.
Açlık sınırının 37 bin 801 liraya, konut ve faturalar dâhil yoksulluk sınırının ise 123 bin 136 liraya ulaştığını belirtti. Bekâr bir çalışan için aylık yaşam maliyetinin 48 bin 895 lira seviyesine çıktığını kaydeden Diyarbakır Milletvekili, mevcut gelir düzeyinin bu rakamların çok gerisinde kaldığını vurguladı.
Maaşlardaki Reel Kayıplar ve Piyasa Durumu
Ücretlerin hayat pahalılığı karşısında hızla değer kaybettiğini dile getiren Tanrıkulu, çalışanların ve emeklilerin bütçelerindeki gerilemeye işaret etti.
Yıl başında 28 bin lira olarak belirlenen asgari ücretin reel alım gücünün bugün 23 bin lira seviyesine gerilediğini ve çalışanların yıl başından bu yana yaklaşık 5 bin lira kayıp yaşadığını öne sürdü. Temmuz ayındaki artışla 23 bin 552 liraya yükselen emekli maaşlarının alım gücünün ise 19 bin liraya kadar düştüğünü ifade eden Tanrıkulu, hem emeklilerin hem de çalışanların ciddi bir yoksullaşma süreciyle karşı karşıya kaldığını dile getirdi.
Pazar yerlerindeki ticari durgunluğun yanı sıra finansal piyasalardaki hareketliliğin genel bütçeye etkilerine değinen Tanrıkulu, tablonun sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Yüksek fiyatlar nedeniyle vatandaşın tezgâhlara yaklaşamadığını, esnafın ise satış yapamadığı için mağdur olduğunu belirtti. Son dönemde yaşanan finansal dalgalanmaların ekonomiye faturasının yaklaşık 90 milyar lira (20 milyar dolar) olduğunu iddia etti. Gelir adaletsizliğinin her geçen gün arttığını savunan Tanrıkulu, toplumun büyük bir kesiminin giderek yoksullaştığını belirterek mevcut ekonomik tablonun sürdürülebilir olmadığını kaydetti.
