Doğal taş sektöründe TSRS standartlarıyla uyumlu ilk sürdürülebilirlik raporuna imza atan Tureks, İtalya’da düzenlenen 60’ıncı Marmomac 2026 kapsamındaki Turkish Stone panelinde örnek gösterildi. Şirketin kurumsal şeffaflık ve çevre duyarlılığı eksenindeki vizyonu, Türk mermerinin küresel mimarlık ile tasarım arenasındaki gücünü tescilledi.
Verona kentinde gerçekleştirilen organizasyonda Türk doğal taşının köklü mirası, üretim potansiyeli, mimari formları ve ihracat kabiliyeti kapsamlı şekilde irdelendi. Oturumda sunum gerçekleştiren Prof. Dr. Atiye Tuğrul, mermer alanında TSRS uyumluluğunu belgeleyen ilk kurum olan Tureks’in çevresel stratejilerini katılımcılara model olarak aktardı.
Gelirlerinin yüzde 95’lik bölümünü 50’den fazla ülkeye yaptığı ihracatla sağlayan Tureks, söz konusu 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu 18 Ağustos 2026’da KAP üzerinden kamuoyuna duyurdu. Rapor çerçevesinde şirketin Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı salımları 6 bin 675,75 ton CO₂e seviyesinde tespit edilirken, ocak ile üretim tesislerindeki su stresi analizleri tamamlandı, düşük gömülü karbon ve GES yatırımları iklim fırsatları arasında listelendi.
Tureks Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Cavit Turunç, sürdürülebilirlik adımlarını kurum kültürünün temel bir parçası kıldıklarını belirterek şöyle konuştu:
“Sürdürülebilirlik raporu bizim için zorunlu değildi. Fakat biz raporlamayı gönüllü olarak kendimiz için zorunlu kıldık ve iş yapış biçimimizin bir parçası haline getirdik. Fabrikalarımızda mermerin her parçasını değerlendirdiğimiz ‘sıfır atık’ yaklaşımımız, su geri dönüşüm sistemlerimiz ve devreye aldığımız güneş enerjisi santrallerimizle (GES) çevresel etkimizi azaltmaya yönelik somut adımlar atıyoruz. Enerjiden su kullanımına, ambalaj malzemelerinden geri dönüşüme kadar faaliyetlerimizin çevresel etkisini ölçüyor ve raporluyoruz. Türkiye’de sektörümüzde bu alanda öncü şirketlerden biri olmaktan gurur duyuyoruz”
Katma değerli üretimin doğal taş pazarındaki kritik önemine işaret eden Tureks Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Münir Turunç şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dünyada işçilik ve üretim koşulları değişti. Artık hem şirketler hem de ülkeler daha değerli, daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmek zorunda. Türkiye’nin mermer ihracatında ton başına elde ettiği değerin, İtalya’da 10 ila 20 katına ulaşan karşılıkları olduğunu görüyoruz. Aslında bu dönüşüme çok daha önce başlamamız gerekiyordu. Türkiye çok güçlü bir doğal taş üreticisi; ancak artık bu gücü daha yüksek katma değere dönüştürmemiz gerekiyor”
Tasarım gücü ve işlenmiş ürün niteliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulayan Osman Cavit Turunç ise şunları söyledi:
“Bugün sektörün en büyük darboğazlarından biri artan maliyetler. Maliyetleri aşağı çekme imkânının sınırlı olduğu bir ortamda bunun çıkış yolu, sattığımız ürünü daha değerli hale getirmek. Tureks olarak işlenmiş üründe önemli bir katma değer yaratıyoruz ancak bunu yeterli görmüyoruz. Tasarım ve ürün geliştirme gücümüzü artırarak doğal taşımızın değerini daha da yükseltmemiz gerekiyor”
Şirket, gelecek süreçte devreye alacağı 2026 Dekarbonizasyon Yol Haritası doğrultusunda emisyon azaltım hedeflerini sistematik bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Bu kapsamda resin üretim bantlarındaki ısıtma enerjisi sarfiyatının yüzde 86 oranında düşürülmesi, planlanan dönüşümün merkezinde bulunuyor.
